Sayfamızda Marcus Aurelius Sözleri yer almaktadır.
MARCUS AURELİUS SÖZLERİ
İyilik her yerdedir.
İnsanlara yardım et. Hayat kısa.
Hayatımız düşüncelerimizin eseridir.
Bin yıl yaşayacakmışsın gibi davranma.
Huzur dediğin zarif bir düzendir aslında.
İmkânsız olan şeyleri kovalamak deliliktir.
Her şey geçici, hatırlayan da hatırlanan da.
İnsana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak.
Zümrüt, onu övmezlerse daha mı az güzel olur?
Kendi mutluluğunuz sadece kendinize bağlıdır.
Henüz ayaktayken, mümkünken, iyi bir insan ol.
Kötülerin hata yapmamalarını ummak deliliktir.
İnsanın başına kaldıramayacağı hiçbir şey gelmez.
Öfkenin sonuçları nedenlerinden çok daha üzücüdür.
Dimdik durmalısın, başkaları seni ayakta tutmasın.
Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir.
Kendisiyle uyum içinde yaşayan, evrenle uyum içinde yaşar.
İnsanlar sizi sadece aynı yerden canı yandıklarında anlar.
Ruhunun yapmak istediği şeyleri yapmadığın için acı çektin.
Beklentiler, hayal kırıklığına yol açan mayınlı tarlalardır.
Tüm zaferlerin sırrı bariz olmayan şeyleri düzenlemede yatar.
Gün ağardığında ilk işin gözlerini gökyüzüne kaldırmak olsun.
Düşmanından öç almanın en iyi yolu, onun gibi davranmamaktır.
Gerçekten güzel olan bir şeyin başka bir şeye ihtiyacı yoktur.
Evren değişiyor; Hayatımız, düşüncelerimize göre şekilleniyor.
Ruhun ne kendi içine kapansın ne de taşsın; kendine zaman ayır.
İnsanlar sizi, sadece aynı yerden canları yandıkları zaman anlar.
Bedenin bu hayatta direnirken, ruhunun pes etmesi yüz kızartıcıdır.
Tek bir dünya, tek bir hakikat, tek bir tanrı, tek bir kanun vardır.
Algılarını, isteklerini ve içgüdülerini sona erdirirsen ruhun özgürdür.
Epiktetos’un hep dediği gibi, ‘Sen bir ceset taşıyan küçük bir ruhsun.’
Eğitilmemiş ve bilgisiz ruhlar , aydın ve kültürlü bir ruhu niçin üzerler?
Gerçek, senin yüzünde yazmalı, sesinden anlaşılmalı, gözlerinde parlamalı.
Çok geçmeden tümüyle kül ya da bir iskelet olacaksın, belki sadece bir ad.
Arzular yüzünden yapılan hatalar, öfke yüzünden yapılanlardan daha ağırdır.
İyi bir insanın nasıl olması gerektiğini tartışma artık, iyi bir insan ol!
Kişi yalnızca yaptığından ötürü değil, yapmadığından ötürü de haksızlık eder.
Doğal olarak üzülüyorsun çünkü bugün iyileşeceğine yarın iyileşmek istiyorsun.
İyi insan nasıl olmalı diye tartışarak daha fazla vakit kaybetme: iyi insan ol.
Yıldızların yer değiştirisini görmek mi istiyorsun, onlarla birlikte dönmen gerek.
Sonradan dünyaya gelenin her zaman kendinden önce gelenlerle sıkı bir bağı vardır.
Biraz zaman geçsin her şeyi unutacaksın, biraz zaman geçsin her şey seni unutacak.
Bir insanın değerinin, ilgi duyduğu şeylerin değeriyle ölçüldüğünü aklından çıkarma.
Fakat sana derim ki basitçe ve özgürce daha iyi olanı seç ve onu bir an evvel sahiplen.
Mutlu bir yaşam için çok az şey gerekir. Hepsi de içinizde, düşünme şeklinizde gizlidir.
İçinde bulunduğun duruma uyum sağla aralarında yaşadığın insanları sev ama gerçekten sev.
Elinde olmayan şeyler için üzülüyorsan, seni üzen bu şey değil, onun hakkındaki düşüncendir.
Yasalar örümcek ağına benzer, küçük sinekler ağa takılır kalır, büyük sinekler ağı deler geçer.
Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
İnsanlar birbirleri için yaratılmışlardır; öyle olunca, onları eğitmeli ya da onlara katlanmalısın.
Şimdiki zaman herkes için aynıdır, bu yüzden geçmiş zaman da aynıdır ve yitip giden sadece bir andır.
Karakterin kusursuz hale gelmesi şudur: her günü son günmüş gibi yaşamak, duyarsız olmadan ve yapmacıksız.
Mesleğini sev, ondan memnun ol. Yaşamının geri kalanını tanrılara ada, bir zorba ya da birinin kölesi olma.
Güç zihninizdedir, dışarıda bir yerlerde değil. Bunu anladığınızda dayanıklılık gücünüzü de bulacaksınız.
Başkalarının verdiği imkanla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükunete ihtiyaç duyma.
Hiçbir şey hiçlikten gelmeyeceği ve hiçbir şey hiçliğe dönmeyeceği için, zihnimiz de bir yerden geliyor olmalı !
Düşünceleriniz ne ise hayatınızda o’dur, hayatınızın gidişini değiştirmek istiyorsanız düşüncelerinizi değiştirin…
Gerçekleşen her şey, gerçekleşmesi gerektiği gibi gerçekleşir. Dikkatle incelediğinizde bunun böyle olduğunu görürsünüz.
Zaman, olaylardan meydana gelen coşkun bir nehir ya da sel gibidir. Fakat her şey onu gördüğümüz anda aslında geçip gitmektedir.
Bir dış nedenden ötürü üzülüyorsan, aslında canını sıkan bu değil, onun hakkındaki yargındır, bu yargından her an vazgeçebilirsin.
Fakat evrenin doğası bir kötülüğün farkına varmışsa, cehalet ya da bilinçsizlikle bir hataya düşmez, bunu hatalı bir şekilde bırakmaz.
Biri seni suçlar, senden nefret eder ya da birileri seni incitecek şeyler söylerse ruhlarına yakından bak ne tür insanlar olduklarını gör.
Başkalarının elindeki iplerle hareket ettirilen kuklalar misali arzularla hareket etmek vahşi hayvanların, efemine insanların ortak özelliğidir.
Kesinlikle gerçekleştirmek istediğin şeyler için hızlan, boş umutları defet, eğer kendinle ilgiliysen, hala mümkünken kendi yardımına kendin koş.
Uykudan uyanır uyanmaz, kendine şu soruyu sor:Adil ve doğru davranışlarından ötürü başkalarının kınamalarının senin için bir önemi var mı? Hiçbir önemi yok.
Sende olmayan şeye sahip olduğunun hayalini kurma! Sahip olduklarinin en büyük lütuflar olduğunu düşün ve onlar sende olmasa nelerden mahrum olacağını düşün.
Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.
Başkalarının yaptıklarına söylediklerine ve düşündüklerine aldırış etmeyen , sadece iyi bir insan olmak için kendi yaptıklarıyla ilgilenen bir insan ne çok zaman kazanır.
Eğer birisi yanlış yapıyorsa, ona nazikçe yol göster ve nerede yanlış yaptığını anlat. Eğer bu da onu düzeltmiyorsa kabahati kendinde ara, hatta daha iyisi hiç kimsede arama.
Acı duyduğun birçok durumda Epikuros’un şu deyişi sana yardımcı olacaktır: Acı ne katlanılamazdır ne de sonsuz,onun sınırlarını bildiğin ve onu hayal gücünde abartmadığın sürece.
Yıldızların hareketini sen de onların rotasında koşuyormuşsun gibi gözlemle ve zihnini her daim nesnelerin birbirine dönüşümüne odakla. Bu tür hayaller yaşamın kirinden arındırır.
Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır.
Şunu asla aklından çıkarma, ister üç bin yıl yasa, ister otuz bin yıl, şu anda sahip olduğundan başka bir yaşamı yitiremezsin ve mevcut yaşamın sona erdikten sonra yeni bir yaşama da sahip olamazsın.
Bir şeyi yapmak yalnızca sana zor geliyor diye bunun bir insan için olanaksız olduğunu düşünme. Eğer bir şey insan için olanaklıysa ve insan doğasına uygunsa, senin tarafından da yapılabileceğine inan.
Ne zaman bir iyilik etsen ve biri ondan yararlansa, neden aptalların yaptıkları gibi, ayrıca üçüncü bir ödül beklersin, iyilik ettiğinin bilinmesini ya da buna karşılık sana iyilik edilmesini istersin?
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yaz